11 Mart 2014 Salı

IŞIKLAR İÇİNDE UYU BERKİN...

Öfkeliyim, kızgınım, üzgünüm…

Bir kayıp daha verdik bu anlamını yitirmiş, kara komediye dönüşmüş iktidara. Bir can daha… On beş yaşında, daha hayatının baharında olması gereken bir can… Ne desek boş, ne söylesek anlamsız… Kelimeler yetmiyor, sözcüklerin içi boş. Öylesine kırgınım…

Tam bu anlamsızlığın içinde yiten umudumu yazmak üzereydim Berkin’in haberini aldığımda. Bekliyordum beklemesine de gene de çok koydu bu haber. Aylardır içinde kaybolduğum, gittikçe beni uyuşturan bu kara mizahın son damlası oldu Berkin’in ölümü. Patladım, döküldüm, ağladım. Ağlıyorum hala… Berkin’e, Berkin’in simgelediği her yok oluşa, kaybettiğimiz değerlere, insanlıktan yitişimize…

Daha çocuktu Berkin… Belki de olanlarla hiç ilgisi olmadan, ekmek almaya giderken kaza kurşunu ile vuruldu. Hiç mi sızlamadı yürekleriniz? Bu güne kadar hangi devlet görevlisi tuttu bu ailenin elinden? Ötekileştirip bıraktınız kendi kaderine, küçücük yaşında tecavüze uğrayan kızların faillerini serbest bırakıp onları da kendi kaderlerine bıraktığınız gibi. Bu çocuklara sahip çıkmaya çalışan halkı da devlete düşman bellediniz. Hani insanlık nerede?

Öfkeliyim… Dün sabah hastane önünde gözaltılar olurken Cumhurbaşkanı Berkin’in babasını arıyor bir yandan. Bu ne komedidir! 267 gündür yatıyor o çocuk orada. O kadar zamandır neredeydin Sayın Cumhurbaşkanı? Bu telefonun samimiyetine inanmamı bekleme benden. Son günlerdeki tahliyelere de. Ne hesabınız var on beş yaşındaki bir çocuğun üzerinden görülmesi gereken? Bu kadar mı acizsiniz? Bu kadar mı vicdansız?

Yıllardır Türkiye Cumhuriyeti’nde dini inançları yüzünden baskı altında olanlara özgürlük söylemi ile yola çıktınız. Amenna! Şimdi olanlara, yapılanlara bakıyorum da dini inanç bunun neresinde? Dinde vicdan esastır, sizin vicdanınız nerede?

Endişeliyim… Endişeliyim çünkü artık söylenen hiçbir söze, yapılan hiçbir harekete inanmıyorum. Yapılan hiçbir şeyin millet yararına yapıldığını düşünmüyorum. Herkes kendi derdine düşmüş, birbirini harcıyor durumuna geldik. Yazık değil mi bu millete?

Öylesine tıkandım ki yazamıyorum. Sadece ve sadece insanı değerlerle yoğrulmuş güzel memleketimin kara yüreklerinizin içinde yok edilişine ağlıyorum.


Berkin ışıklar içinde uyu. Ölümün bize ışık olsun…

Hiç yorum yok: