WE ARE ALL COMPLETELY BESIDE OURSELVES - KAREN JOY FOWLER

We Are All Completely Beside Ourselves / Karen Joy Fowler, beni isminden yakalamış bir roman. Türkçeye Hepimiz Tamamıyla Kendimizi Kaybettik başlığıyla çevrilen kitabın İngilizcesi ile bir yurtdışı seyahatinde karşılaştım. Ne kitap ne de yazar hakkında bir fikrim olmamasına karşın, hem adıyla hem de yazarın mevcut altı romanı ve üç öykü kitabı olmasıyla ilgimi çekti. Kitabı aldığım tarihte henüz Türkçeye çevrilmemişti. 2015 yılı başında Aylak Kitap tarafından Türkçeye çevrilip piyasaya sürüldü.

Kitap hayvan hakları ihlali içinde yoğrulmuş bir aile öyküsü ya da tam tersi bir aile öyküsü içinde yoğrulmuş bir hayvan hakları savunması olarak algılanabilir. Ancak çok daha derin bir kitap. Roman sevgiyi anlatıyor. Sevginin saflığını, güzelliğini, yakıcılığını, acıtmasını, bağlayıcılığını, dayanıklılığını, zayıflığını, etkisini özetle sevgiyi her açıdan anlatan bir kitap. Aile kavramını, ailenin insan hayatına etkisini iyisiyle, kötüsüyle masaya yatırmış yazar.


Kitabın ana karakteri Rosemary, öyküsünü otuz sekiz yaşında anlatmasına rağmen, kendi deyimiyle ortadan başlayıp öyküsüne yirmi iki yaşından başlıyor. Kitap boyunca ilerlerken zaman zaman geri, zaman zaman ileri gidiyor zamanda. Kendisi ile dalga geçmek için kullandığı ironik ifade biçimi, öykünün derinliğini etkilemiyor. Çocukluğunda insanları bıktıracak kadar çok konuşan Rosemary’nin büyüdükçe diline ket vuracak kadar içinde sakladığı acıyı kapatmak için seçtiği bu dil, aksine daha da ortaya çıkarıyor öykünün insanın kalbine dokunan notalarını. Bir yandan gülümserken bir yandan da yüreğinizin sızladığını hissediyorsunuz. Türk okurunun alıştığı süslü bir dil yerine son derece süslemesiz sade bir dil kullanmış.  Birbirinin içine geçmiş aile ve hayvan hakları öyküsü insanı derinden etkiliyor. Birçok konuda ve katmanda insanı düşünmeye, sorgulamaya iten bir kitap. Kitabın Türkçeye çevrilerek Türk okurlara da sunulmuş olması beni çok mutlu etti.

1 yorum:

Ayça dedi ki...

Kızım sayesinde tanışıp okudum ben de orijinalini <3 çok ama çok beğendim...inşallah çevrilirken ruhundan bir kayıp olmamıştır.