7 Mayıs 2013 Salı

BEN ANNEYİM!


12 Mayıs Anneler Günü… Bu özel gün için sevgili dostum Ali Tanju’nun bana gönderdiği, babası değerli gazeteci-yazar Sadun Tanju’nun, ne tesadüftür, 12 Mayıs 1957’de kaleme aldığı bu harika yazıyı sizlerle paylaşmak istedim. Her satırı ile aynı fikirdeyim. Ne bir eksik ne bir fazla…

Ben anneyim!
Seni, bir hücreden yaşamaya layık bir canlı haline getiren benim. Seni ıstırapların en büyüğüyle doğurdum; sevinçlerin en büyüğüyle kollarıma aldım. Sana ilk davranışı, ilk gülüşü, ilk bakışı, ilk heceyi ben öğrettim. Seni karşılıksız, menfaatsiz, tertemiz ilk ben sevdim. Sana hayatta ilk lazım olacak dersleri ben verdim. Senin yüzünden ilk acıları ben duydum. İlk ağlayışlarını benim göğsümde dindirdin. İlk sırrını bana açtın. İlk dost beni edindin.
Ben anneyim!
Bana her zaman güvendin. İlk aşkını ben hissettim. Üzüntülerin benim üzüntülerim oldu. Seni pencerelerde bekledim, gelişinde kapılara koştum. Seni her zaman aynı duygularla bağrıma bastım, seninle iftihar ettim, seninle taçlandım, şereflendim.
Ben anneyim!
Ben, Tanrı’nın en büyük lütfuna layık görülmüşüm. Ben bereketim. Ben Tanrı gibi, insan yaratabiliyorum. Ben yeryüzünde iyi ve güzel, kötü ve çirkin her şeyin mesuliyetini taşıyorum. Medeniyet benim, mazi benim, gelecek günlerin ümidi benim.
Ben anneyim!
Ben insanlığın başı ve sonuyum. Ben hayata şekil veren sanatkârım. İstediğim renkleri kullanır, istediğim gibi yontarım. Beynine ilk nakşolacak sözler benim, kalbe ilk yerleşecek duygular benim duygularımdır. Ben cennet ve cehennemim. Ben istersem sevgi, kardeşlik ve dostlukla büyütürüm; istemezsem kinle, düşmanlıkla içini doldururum. Ben dünyaya nizam veren iradeyim.
Ben anneyim!
Ben sabır ve tahammülüm. Ben en yumuşak ve en sertim. Cesur olmayı nasıl benden öğrendinse, korkuyu da ben sana öğrettim. Seni ilk öpen ve ilk döven benim. Sevmek, âşık olmak, şefkat, kin, dostluk ve düşmanlık duygularının hepsi bende.
Ben anneyim!
Bir acı duyarken beni çağırırsın. Ben teselliyim. Ölsem bile gözüm arkamdadır. Ben endişelerin derin kuyusuyum. Kendi içime düşerim. Ben bütün alakaların mihrakıyım. Cömert olduğum kadar hasis, kıskanmaz göründüğüm derecede de kıskancım.
Evet, seni kıskanırım. Sen benim eserimsin, sen benim emeğimsin. Sen benim güzel günlerim, geçen ömrüm, bütün hatıralarımsın. Seni kıskanırım. Seni bu duygumla bunaltır, isyan ettirir, üzerim. Seni kendime hasretmek isterim. Bunun için kıskanırım seni.
Ben anneyim!
Ben saygının mihrabıyım. Önümde diz çökmeni isterim. Gönlünde yer etmeyi isterim. Hakkım ödensin isterim. Unutulmaktan korkarım. Baş üstünde ve başköşende yerim. Bu benim hakkım.
Ben anneyim!
Ve son nefesimde… Her zaman… Sütüm ve hakkım helal olsun yavrum derim.

Sadun TANJU
Vatan,12 Mayıs 1957

1 yorum:

semihacem dedi ki...

Yazı gerçekten çok güzel... ama sonunda biraz beklentimi var?